9 Şubat 2009 Pazartesi
yarım kaldık.
ne yolumuz belliydi,ne evimiz.
sen daha uzundun kıvrımlarınla..dolandın etrafımda,seni evim sandım.
sığındım.yapıştım..büyümeye başladım. yeşeren ağaçların dibinde bulduk kendimizi.kocaman yağmur damlaları acıtırken kahverengi derimi,üstüme geçtin korudun beni. bi deprem oldu sonra. yer yarıldı. olamazdın kimsenin evi bilirdim. değişik kokular yayıldı cevreye topraktan gelen. sana alıştım,sonra yıkılmaya basladı tuğlalar gibi bir bir üstümüze yagmur damlaları.
sen gittin sonra..
ellerin kaldı yalnızlığımda
kokun kaldı. derinin parçaları kaldı.
acıdın bıraktın.
bide en derinde yüzün , huzurlu huzursuzluğun kaldı...
sen kaldın karanlıkta.
her gözlerimi kapadığımda gelen.
acıtan en derinimden...
bu soğukta hem sensiz,hemde evsizim şimdi.
benliğin,derin benim evim olmusken. huzurunda yağmurların altındaki sıcacık güneşimken....
8 Şubat 2009 Pazar
i want you so it scares me to death

29 Ocak 2009 Perşembe
if i just follow...
kendime itiraf ettim herşeyi...ve rahat rahat özlemeye başladım şimdi onu.. aklımda binlerce soru. yanıtını bulamayan...değer verilmemesi gereken insanlara verilen bu kutsal duygu ne acaba? bu çaba... kim için? bi gün döneceği inancı mı? döner evet. belki kural böyle. bi gün kesişir yollar tamamen bitmez hiçbişey. kimse kimsenin hikayesinden tamamen cıkamaz. yine konuşulur bazı seyler... ama eski hikayeler hiç bişey olur.ne kadar istesende masumluk,saflık gitmiştir. eskisi gibi olamazsın. bu acıtıyo işte insanı. aslında onun hikayesindeykende acıyodum. korku doluydum...belirsizlik karmaşa.dudakların arasından tam kalbin ortasından cıkan bazı kelimeler olurdu önce. mutluluk verirdi ya. şimdi sessizlik bi o kadar karanlık getiriyo...o devam ederken yaşantısına. teachers pub'a gidip içerken yine akşamları.. belki başka kızlarla tanışırken.. belki başkalarını düşünürken yatağına yattığında. boza' yı başkalarına sevdirirken... moda' da bankta başka kızlarla oturup kahvesini içerken.. başka 3 şekerli kahveler hazırlarken.... geceleri başkalarına şarkı göndermeleri yaparken........başkalarıyla elvis costello 'i want you' şarkısını dinlerken mutlu o.hem yalnız hem mutlu...sorumluluk yok omuzlarında... hayallerini yıkacağı 17lik bi kız yok. ona deli gibi aşık olan, bi bakışında kendini bulan.. harflerden,cümlelerden,öznelerden oluşan cümleler ağzından çıkmadan anlayan clementine yok. belki SE7EN defterimi alır bi gün.kendini kötü hissettiği bi zaman..açar okur ve masumluğumu,aşkımı keşfeder her kelimemde...saçma gelmez bi gün belki.. Kapalı bi kutu gibiydi önceleri.takibimden sonraki buluşmamızda susmadan konuşmuştu..mimikleriyle gözümün önünden gitmeyen mimiklerle. üstünden 3 ay geçmiş hala ilk gün ki gibi taze. ilk gördüğüm günün üstünden 41 ay geçmiş. ama herşey keşke takip ettiğim günün tazeliğinde kalsaydı. o heyecan... belkide ilk öpüştüğümüz gün 2008'in 20 kasım'ı... ben kendimi kötü hissederken Onsuz.O bensiz gülüyo. bense sahteyim. konuşmalarım,gülmelerim sahte.. hava kararınca anlıyorum ki. vazgeçmeliyim sahtelikten. yeşil duvarlar vardı bi zamanlar masumluğumuzu taşıyan. sonra hissettikleriyle kirlendi. uyuma taklidi yaptı o gün.bana arkası dönük sırtı vardı. bide boza kendini duvardan duvara vuran.. dünya yıkılmadı..dünya yerinde. ama içinde tek onu yaşattığım bi dünyam vardı.. gidişiyle yerle bir oldu.. bitti........
merhaba, bi saniye konuşabilir miyiz?