20 Aralık 2009 Pazar
30 Kasım 2009 Pazartesi
meet me on the equinox
6aylık bi bebek o. pislenicek hem. ev kedisisin sen haddini bil dedim burnuna küçük bi öpücük kondurdum.. hatta tuvaletinin kumunu kökten değiştirdim.. et verdim. koynumda uyutmaya calıstım. tüylerini taradım. ama nankör hayvan ağladı durdu işte.. neden böylee yaa.. nankör mario. hayvan değil o.. neyse kuşlar seee you
17 Kasım 2009 Salı
bohemian rapsody
12 Kasım 2009 Perşembe
last goodbye.
28 Ekim 2009 Çarşamba
yıkıldı galiba..
ay ben cok halsizim yatıcam..
22 Ekim 2009 Perşembe
stupid details..
ya kirli oyunlarla kirletilmeye calısılmıs ruhum. kaç yasında 1500? ölümsüz benden daha cok yasayan ağırlıgının 200 gram( sanırım) olarak kanıtlanan saf ve temiz ruhum..ölümsüzlüğün tadını cıkarım.. kendimizi ölümlü biliriz. değiliz ki.. et parçası erir gider çürür yem olur.. ama önemli olan ruh değil mii?
o ölümsüz.. güçlü.. güçlenen günden güne.. hiçbirinizi sevmiyorum.. çünkü her birinize aşığım insanoğlu.. hepinizi seviyorum. saçlarınza dokunup kendimden uzaklaştırıyorum hepinizi..
güzel garip farklı. herkes iyi.. dibine dek ..sonuna dek..
11 Ekim 2009 Pazar
rüyalarımdaydın derin uykularda..
4 Ekim 2009 Pazar
iç hesaplaşmalarım..
29 Eylül 2009 Salı
110
bi şişeye koydum sonunda... denize attım...
benden uzak ol istedim,düşünmekten vazgeçtim
kaçtım saklandım ormanın içinde kimse bulmasın istedim
çünkü seni sevmeye görmeye gücüm yok benim. basit bi cümleden ibaretim.. seni unutmaya cok istekliydim, beceremedim..
kırıldı düşler sözlerinde, bi cocugun gözlerinde.. öldürdüğün bi aşktı bu..
sakladım çekmecemde..
27 Eylül 2009 Pazar
sen hiç kaktüs olmak istedin mi?
bilmiyorum hiç bişey.. oldugum heryerden uzaklasmak istiyorum..
21 Eylül 2009 Pazartesi
solgun günler..
7 Eylül 2009 Pazartesi
details in the fabric...
15 Ağustos 2009 Cumartesi
keyifli bi gün...
bi gün yine karşıma çıksan ellerimi tutup yalvarsan yaptıklarından pişmansan affetmem
bırakma beni nolur desen kalbinin sesini dinlesen beni cok sevdiğini bilsem affetmem...:)
istemem artık aşkını sensiz kurdum yaşantımı zehir ettin bu hayatı affetmem
unuttum hep sözlerini o güzelim gözlerini artık ne yapsan boşuna affetmem..
13 Ağustos 2009 Perşembe
ılık.
30 Temmuz 2009 Perşembe
she wants revenge.
27 Temmuz 2009 Pazartesi
you live,you learn...
ne demiş mor. zaman geçer büyürüz sertleşir dünya...........
23 Temmuz 2009 Perşembe
saçmalamak.
haunted by the memories...
10 Temmuz 2009 Cuma
lilac wine.
kalmak? kalmamak? yada kalamamak...
salı gününe kadar düşünme süreci................
2 Temmuz 2009 Perşembe
hallelujah...
seçimlerimizi yaşadık her zaman. kimi zaman içten gelen seçimler oldu.. bazılarıda istemeden. seçimleri sonlandırmakta ellerimizdeydi her zaman... ellerimdeki gücü anladığımda zaman çoktan baya bi geçmişti.. ama zaman yok ki aslında.. ne zaman farkedersen bunu ve gerçekleştirmeye calısırsan o kadar yakın. o kadar daha iyi oluyo bizim için. güneş battı tepelerin ardından güzel bi kırmızılıkla.. sonra kocaman teraslı bi evin balkonundan alkolün etkisiyle birlikte doğdu.. anlam veremediğim. daha önce görmediğim bi evde...canım acırken tek kişilik yatağımda uyandım. nasıl geldiğim hakkında bi fikrim yokken.. sarı dalgaların arasında kaybolurken bi kaç dakika, boğulucağımı farkettim yeniden. derin bi nefes aldım ve duygularımdan oluşan dalgalardan çıkıcak gücüm oldugunu farkettim. iki kişiye tek kişilik sigara dumanıyla yeten bu düşüncelerim bi anda kayboldular.. döndürerek içimize çektiğimiz dumanı her dışarı çıkartışımda dalgaların arasından çıktım... deniz sakinleşti bi anda.. herşey berraktı. yapmam gerekenler. nasıl davranmam gerektiği ufak deniz kabuklarının içinden gözüküyodu...yaptım. yapıyorum.. çaresiz yengeçlerden değildim artık sağa sola giden.. Yanmadan. hiçbişey hissetmeyerek güneşin en tepesine oturdum... herkes cok küçük geldi o zaman gözüme.. böyle bi duygu hissetmemiştim daha önce.. hissetmediğim ne kadar cok duygu varmış.. gün geçtikçe tattım. tadıyorum.. güzel ve derin.anlamsız bazen anlamlıymış.. en azından denedik. en azından denedim. içimde kalmış herşeyi yazdım. bi şişenin içine koydum.. akdenizden yola çıktı. artık benden değiller. hangi sahilde karaya vurursa. kim açar okursa onun olucaklar bundan sonra....ben kurtuldum. bencillik yaptım belki. ama iyi yaptım... kendim için... herşeyin bundan sonra güzel olması için.......
güneşin tepesindeyim.... tek başıma.. her geleni yanıma düşünmeden atıyorum. orası bana ait bundan sonra....
daha guzel.. daha iyi... daha sakin...
1 Temmuz 2009 Çarşamba
hello?
şimdi ben biraz havuza giriyim sonra girneye inmem gerek.. geri döndüm. mutluyum. :)
8 Haziran 2009 Pazartesi
6.
değişim kendi ellerimde aslında.. 13 haziran gecesi saat 00:00 itibariyle birey olmanın özgürlüğünü yaşamaktan başka ne yapabilirim:)..
mtvdeki gibi my sweet 18 partimde babamın aldığı x5'in önünde cok sevinmiş gibi gözüküp brad pitt' e dansöz kıyafeti giydirip göbek attırıcak halim yok galiba..:P
büyüyoruz günden güne.. günlük tutmaya bayılırdıım küçükken.. 1998 senesindeki günlüklerime bakıyorumda.. dogum gunlerimde yazmışım..
koccamaaan kız oldum artık diye:) vay be dedim sonra ne kadar büyümüşüm baksana 7 yaşındayım.. hayatım bahçede oynadığım oyunlar,yaptığımız tiyatrolar,spice girls ve çekirdek kavgalarımızdan ibaretmiş.. küçük sorunlarımız varmış küçük bedenlerimizin taşıdığı..
İlk aşkım Çılgın Bediş "Oktay":).. sonra Burak kut.. sonra mahallemizin yiğit delikanlısı:)
aboneyim abone biletlerim cebimde.. biz büyüdükçe sertleşmiş dünya.. hala küçüğüm.. daha onyedi onyedi triplerini geride bırakıcam en azından..yaş kaygısını atlatıcam.. kendimi iyi hissetmeyi umuyorum:)
hadi bakalım son 6 gün kaldı. heyecanlı ve buruk bi şekilde 17lik son günlerimin tadını çıkarıyorum:)
1 Haziran 2009 Pazartesi
first day like first kiss.
gözden çıkardım yani,yalnız ölmesem barii!!
30 Mayıs 2009 Cumartesi
29 Mayıs 2009 Cuma
maybe i'm too young to keep good love from goin' wrong
bi kapı var.. yaşanmışlıklarla yaşanıcaklar arasında. büyük bi kapı.. anahtar üstünde.. açılmayı bekleyen hırsla.. karanlık taraftan aydınlığa geçiş o kadar kolay ki aslında. tek bi kelime. tek bi cümle duyguların arasından kopup gelen..canlanıyo sanki.. konuşuyo sessizce.. bi iki damla gözyaşı kuruyo gözlerde.. sonra kapı açılıyo.. gitmekle gitmemek arası. herseyi kapatmak.. bırakmak karanlıkta..geçmeli kapıdan artık.. cam kırıklarından ... kandan uzak...
güzel iyi aydınlık....
24 Mayıs 2009 Pazar
boşveeer kimsee yaralanmasınnnn!
atlas atlas yürüyoruz. yeni şeyler var hadi bakalım. yeni kıpırtılar sanki. anlamadım gitti.. böö sıkıcı valla sıkıcı. sacmalıyorum. haha cok saçmalıyorum=) mal umarım blog adresimi kaybetmiştir iyi olur böyle sıkılıyorum yanlış anlicak diyeee.. evet artık rahatım ya kafam rahatladı. o yuzden arkadaş! eğer okuyosan üstüne alınma artık umrmda değilsin. artık msne girmeli. acaba herkese mi böyle=) 18imee az kaldı. biliyorum cok sey değişmicek ama 17de yaşananları gömüceeeem. yeni yaş yeni sayfaaa.. büyüyoruz tabi 18den sonra yokus aşağı:P
valla yasalar önünde eşit olsamda babamın önünde pek adaletli olabileceğini sanmıyorum. :)
seni cook istiyorum seviyorum dunyalar kadar! o kadar tatlı ki. ama isimden kaybediyo yaa.. ama ismi güzel olanlarıda gördük.
4 yıl 11 ay 15 gun 3saat 5dk ve 10 saniye bekledim seeenii... aaa geldi.. bişeyler yazmasıı lazımmm.. bekliyorum bakalım.. 21,50 suan kaçta yazıcakk online oliim bari dur. e hadi yaz bee 51 oldu.. ben yazmam valla. artık böylee... yazsanaa şşş..aaaa. neyse bekleyelim bakalım. hadi görüşürüz canım öptüm.
22 Mayıs 2009 Cuma
6 ocak.
18 Mayıs 2009 Pazartesi
your biggest mistake?
12 Mayıs 2009 Salı
cheers darlin, you give me three cigarettes to smoke my tears away.
11 Mayıs 2009 Pazartesi
taze
7 Mayıs 2009 Perşembe
bi uçurum olursun kaybolurum içinde.
ama o kadar küçük o kadar çaresizdim ki. o kadar aptal! en ufak dokunuşuyla beni sevdiğini sanmıştım. tek tuşla çalışan bi oyuncak gibiydim. dudaklarıma o öpücüğü kondurduğu zaman herşeyimle teslim oluyodum. o kadar iyi kullandı ki duygularımı. tüm iyi niyetimi sömürdü! bitirdi beni yedi. nefret ettirdi. ağlattı gecelerce. beni onu içimde öyle güzel yaşatmıştım ki. öyle güzel bi yer edinmişti ki en derinde. dün anladım ki çıkaramamışım. en derine gömmüşüm onu. üstüne toprakları tek tek ellerimle atmışım. geçen 2 yıl boyunca. kendime itiraf edemediğim gerçekler kemiriyo dünden beri beni. gerçek yok. gerçeği bitirdi o. benimle birlikte bitirdi.
Dünyada bu kadar iğrenc bi insan oldugunu bilemiyecek kadar kucuktum. Ondan hiç beklemezdim ki. ne yaparsan yap eski! gitmiyo kalbinden. öyle bi gözümü açtı ki benim. öyle bi büyüttü ki 20 haziran beni. sonrası tabiki. 19 aralık. Sende beni çeken bişey vardı ? bu ne ya.. ben biliyorum neyin çektiğini aptallığım! hep hayaller kurmuşum gözümü açtığımdan beri bu dunyaya. önce o olmus herseyin sahibi. büyümüş büyümüş bedenimle birlikte... masumluğumun tadını unutmuşum onun dudaklarında. kendimi o kadar düşürmüşüm ki..günahlarım senin ruhunla birlikte çürüdü. yanlışlar sevildikçe doğrular değişirmiş ya..senin doğruların olmus tüm pislikler... o kadar boşalmış ki kafanın içi. ruhun.. ne anlatılmaya çalışırsam ona. değişmez hiçbişey. tek bi şeye odaklanmış ruhu. gerçekleri görmeme rağmen. tüm bunları bilmeme rağmen. olmuyo tamamen çıkmıyo. çıkamıyo. bu da bana feci derecede kötü hissettiriyo kendimi.
ilkler unutulmazmış. niye o peki. hiç haketmeyen. tüm iyi niyetimi. tüm saflığımı o kadar iyi kullandı ki. pişman oldum onu sevmekten. ama kendi içimde yaşattığım o'nu sevmekten hic pisman olmadım. şimdi kendi yaşattığımda ona dönüştü. kendi elleriyle. bitirdi tüm hepsini. ama dün tam 1,5sene sonra konuşmamız yüzyüze. kendimle çelişiyorum. her seferinde ayrı bi bilmece. her seferinde farklı bi karmaşa. kendime kızıyorum. çok kızıyorum. ama kendime kızarken bi yerden bişeyler dokunuyo kalbime. gözlerim doluyo. farklı oluyo. ne olduğunu bana ne olduğunu bende bilmiyorum. kendime küçüklüğüme yeniden yenilmek istemiyorum. yenilmemde zaten. sadece bu zamanlarda bide bu biraz ağır geldi yüreğime. beni aşağılara çeken bişey var. olmamalı. gerçekten olmamalı artık...o kadar cok gün var ki onunla geçirdiğim. anlamlıyken anlamını yitiren onun sayesinde. geriye baktığımda 2senemin tamamını dolduran. içimdeki duyguyu çözemiyorum. yabancıyım kendime. yabancılaşmışım. ne hissettiğimi bilemiyorum. gerçekten ağırmış ama yaşadığım bunu anladım. alt üst oldum işte yeniden. sonucu yok istemiyorum biliyorum. ama bu duygu ne çözmem gerek. bilmem gerek ki üstesinden gelebileyim. bitirebiliyim. içimdeki bu savaştan yara almadan yeniden,kanamadan çıkabiliyim.. mumlar vardı önce. karanlıkta söylediği şarkılar. dokunduğumda gözlerimden akan gözyaşları. çabalarım. altında yatan imaları anlamadığım mesajlar. kalbimden kopan parçalar. beklentiler. içimdeki bu geçen günlere duyduğum inanılmaz hırs!ona duyduğum nefret! kalbimden çıkamayışı. sabahın 3ünde uykumdan uyanıp, uyurken onu izlediğim aptal gün. hepsi birikip birikip patlıyo içimde. patlamaların boyutu değişti belki. araya baska hayaller.. başka kokular girdi.. kokusu gitmedi ama. ondan uzakken bile benim icin en değerli(ydi) insanın üstünde duydum onu bi kaç kere. toplamam gerekti kafamı. topladım. başardım. ama şimdi aptal bi konusmanın esiri olmuş beynim. ruhum. sanırım herşey suan cok taze... evet.. yarın sabah uyandığımda herşeyin normale dönmesini umuyorum.. bitmesini.....
onun yarattığı uçurumun içine tekrar düşmeden kurtulmayı.............
5 Mayıs 2009 Salı
love is a losing game.

hayatımın en önemli parçası sedam için bişeyler yazmamamın zamanı geldide geçiyodu:) iki insancık sayesinde birbirimze cok benziyoduk. yakınlaştık zaman içinde. hayatımın en önemli parçası haline geldi.ne kadar hatalar yaptık birlikte. ne kadar değerler verdik. ama birbirimize duyduğumuz sevgi hepsinin ötesindeydi. dosttan öte kardeşim oldu. hayatım oldu. ne çok yanlış arkadaşlıklar sığdırdık şu 17si bitmeye yüz tutmuş kısa yaşantılarımıza. sonra bi anda uğurlu bi yerde karşıma çıktı. minik kızım. miniğim. ne saçmalıklar yaptık. aoa takipleri. telefon konusmaları. kepekli puflarımız. diyetler. modalar mı dersin. yoksa kapıya dayanmalar mı soğuktan donmuş cesaret örnekleri. mert FIRAT tanış'madı bizimle önce. sonra baharımıza geldik yaşantımızın. johnsta biraz karamellendik. sonra susamlı halkalarla doldurduk midemizi. bıkmadık susmadık. dinlediğimiz hikayelerden asla bıkmadık. bıkmıyoruz. belki 8798798789. kez anlattık herşeyi en başından. her ayrıntısıyla ama sıkılmadık.sonra bela olduk bi yere. la porte da bitmeyen turkce müzik tartışmaları. 70ler 80ler. onlar bunlar şunlar. beni kıskanışışını bile seviyorum onun. minikk sevgilim!moral bozuklukları. aşırı mutluluklar. çıkmayan fallar. hayvanat bahcesi şekli fallar. onlar bunlar. rıhtımdan bahariyeye kadar deparlar. yeşil çayım. ayayorgi yolundaki uğraşlar. dilekler. dilenmemişler. bütün parayıı spagetti bolognese e yatırmak. içtiğimiz 87987987 tane çaylar. testosteron! buyuk adanın soğuk yağmurlu yokuşları. seytanlı küpeleri. fiko. miko. zehra. mehra. hersey hersey. retro gelin. hatalar. gerçekler. mutluluklar. hayaller birikmiş hafızalarda biz hala aynı yerdeyiz.
kendimi kendimleymiş gibi hissediyorum onun yanında. hic bi yalan yok. hic bi çekinme. hersey açık hersey cok kolay. hayatımı kolaylaştıran kucuk parçam.kazıııımm uçsunnn!!! ünsall uçsunnn!!! AOA en önden uçsunnnnnn!! sonraaaaa sonraa onur artık mavi cizgili üstünü değiştirsin.. torun uçsunn!! ay bu sanat aşkınn uçsun!! uçalım hep birlikte uçalımm=)kırlı baba olarak devam etsin. biz gezelim... paylaşamıyorum seniiii.. hoskaannn uçsunn! garip adamlarda......
minikkk kızımm hayatıma hosgeldin gitmemek üzere!!!!!!!
4 Mayıs 2009 Pazartesi
3 Mayıs 2009 Pazar
the jealous girlfriends.
30 Nisan 2009 Perşembe
kurtulmak!
28 Nisan 2009 Salı
ütopya.
bu ütopyasına karşılık bi kitap yazmak istiyorum. her söylediğiyle dalga gecicem herifin ah be. koptu ellerim. mayıs geçmeli artık. neyse diyet devam ediyo. bu hafta biraz duraklama süreci galiba. uf dün beyaz ekmek yedim bi dilim. vicdan azabı doruk noktalarında. canım cok sıkılmaya basladı yazasım yok optum seni.
what if I were smiling and running into your arms? would you see then what i see now?
25 Nisan 2009 Cumartesi
artık melek değilim.
14 Nisan 2009 Salı
4yıl 11ay 15 gün 3saat 5 dakika ve 3saniye bekledim seni.
seda artık umutsuz aşklarından karşılık bulsun istiyorum. çisilde sercandan kurtulsun istiyorum.. tuğçeninde acil kilo vermesini istiyorum ve mertle dün geceki konu yüzünden sorun yaşamasını istemiyorum... babam artık sevgili bulsun,evden gitsin bizi kırk yılda bir arasın istiyorum. ve tüm parasını bana versin istiyorum. kredi kartları hep bende kalsa süper olur.zaraya girip 38 beden herşeyi almak istiyorum. ve onlar bana bol gelsin istiyorum..seneye hiç ders çalışmadan össyi kazanmak istiyorum. dershaneyi kırınca babama mesaj gitmesin istiyorum. malcık kamilin artık okula gelmeyin yok yazmicaz demesini istiyorum. mehmet günsürün taksimde dizlerime çöküpp sana aşığımm!!! diye bağırmasını istiyorum. sonra kıvanç tatlıtuğun beni arabasıyla onun yanından alıp bebekte onunla 3-5 tur atmak istiyorum..Tuğberk melise dönsün istiyorum.Annemin kıbrısta merit oteli almasını istiyorum. selenle kıbrısta hayvan gibi eğlenmek istiyorum..yaşlanınca hastalıktan değilde yatağımda huzur içinde ölmek istiyorum. yazlık tüm kıyafetleri almak istiyorum. 7898798797 çift ayakkabı istiyorum. karakalem dergisini tüm türkiye alsın istiyorum. akp artık gebersin istiyorum. 5 kilo vermek istiyorum. 10 kilo vermek istiyorum.15 kilo vermek sonra 20 kilo vermek istiyorum. üniversiteyii izmirrde okumakk istiyorum. orda cok guzel bi ev almak sedamla yaşamak istiyorum. kimse bana karışmasın bulaşmasın istiyorum.mustafa bu sene milli takıma girsin istiyorum. james mcavoyla film çekmek istiyorum. kate winslet la kanka olmak istiyorum.. Ertuğ ablamı daha az kıskansın istiiyorumm.. ablam günde 198 tane bireysel emeklilik satsın istiyorum. annem paranın dibine vursun istiyorum. bi tane erkek bebeğim olsun istiyorum. modadan ev istiyorum. fikret kuşkanla bi kaç ay aynı evde yaşamak istiyorum! oxforddan orkunu göt etmek için beni çağırmalarını istiyorum. fenerbahce kureği almak istiyorum. dilsiz osmanı şube kaptanı yapmak istiyorum. milka çilekli yoğurtlu yemek istiyorum. evde otururken bi anda kapı çalsınn mehmet günsür bana bi kutu profiterol getirsin istiyorum. sonra onunla birlikte kaşık kaşık onu yemek istiyorum. limitsiz kredi kartı istiyorum. bu yaz miamiye gitmek istiyorum. MAKSUTu istiyorum. Eda İSMAİL le cıksın istiyorum. bende maksutla. 4lü bi şekilde eğlenmek gezmek istiyorum. maksut bana tapsın istiyorum. Çisilin funda olmasını istiyorum. tuğçenin muratcanla mutlu bi yuva kurmasını louis vuitton çantasını takıp beyaz range roverının arkasından bebeğini almasını istiyorum. azadeyle görümce olsunlar istiyorum. hande ünlü bi içmimar olsun istiyorum.
ediz artık bu sene elektrik mühendisliğine girsin istiyorum. 18. yaşıma cok eglenerek girmek istiyorum........
istiyorum da istiyorum!!!!!!!!!!!1
devamı sonra..........
13 Nisan 2009 Pazartesi
mad about you.
2 kaşık,3 kaşıklarla sınırlı kaldım. en son çikolata 1 hafta önce bi parça yemiştim.. ama incelmeyi beceriyorum galiba.. bunu gördükçe daha cok hırslanıyorum..eski şarkılar calıyo bugün evin her yanında.. güzel geldi ruhuma.. dinlendiriyo.. okula gitmek istemiyorum artık ama devamsızlığım 15 gün malesef.. gitmek zorundayım her gün... bugün sıcaklığa ihtiyacım var aynı zamanda.. ne kadar ısınmaya calıssamda.. kat kat giyinsemde hala üşüyorum. irademde doruk noktalarında. moda kırıntı artık siparis vermeden diyet tabağımı getiriyo.. sedam önümde yağlı yağlı yemekleri yerken ben salatalarımla cebelleşiyorum:)
enerjim bitik. şarjım olsa benimde keşke. fulllensem bi ne guzel olurdu.. bende batarya zayıf göstergesi bi türlü geçmedi..bide bi kaç gündür pek bi agresifim. bilmiyorum tahammülüm yok bu sıralar kimseye. kafam almıyo. odama kapatıyorum. kitaplara kapatıyorum kendimi..sahile inip koşmam gerek bu hafta ama hiç halim yok eve girdiğim an bitiyorum. soğuk cok soğukk bugün...damarlarımda kan yerine buz gibi su akıyo sanki..küçük bi kutunun içine girip denizler aşıp bambaşka yerlerle gitmek istiyorum. içinden çıktığımda öyle farklı olsun öyle sıcak olsun ki her yer.. yatağımın altındaki buruşmuş kağıtlar kadar taze olsun. temiz saf..
hiç tanımaz tenim ellerini bilmez yüreğim bilmez yüreğini..
ah bu koku bu ten bu dokunuş.. ah bu delilik sarsa bedenimi.
yok olmak zamanı şimdi...
10 Nisan 2009 Cuma
öpsem anlamam.

şanslı bebek alex emir:)
ve benim en sevdiğim bebeklerim cisilim handemtuğcem(L) bide ben...
bi şarkı dinledim cok bugün, sözlerini yazıyorum buraya:)
kendime buldum bi garip adam..
üstüme gelme yine bozuk kafam
kaderim mi garip ama gerçeğim mii??
ya da öyle garip değilde garibim mi
yok ama belli olmaz
kollarını sararsın sarılmaz
ona güven olmaz
seven taparsın
oralı olmaz..
o hali inanılmaz
eğersin bükersin kırılmaz yoksa ona ulaşılmaz şu alemde tek kalsam o benim olmazz
ne garip adamm....
öpsem anlamam tatsam anlamam baksam anlamam...
ne garip adam...
yok ama belli olmaz kollarını sararsın sarılmaz ona güven olmaz seversin taparsın oralı olmaz
o hali inanılmaz eğersin bükersin kırılmaz
yok ona ulaşılmaz
şu alemde tek kalsam o benim olmazz:)
Ne garip adamm!
8 Nisan 2009 Çarşamba
ne garip adam.
sınavlarım bok gibi geçiyo aslında iyide böyle garip olaylar.. daraldım artık son 2ay falan darallar basıyo bitmiyo sanki. okuldanda sıkıldım.
haziran gelsin istiyorum artık. seviyorum cok haziranı. doğduğum ay ne de olsa.. iyi ki doğmuşum ben. uzun uzun yazmak istiyorum bloga hayatımı ama içimden bişey yazmak gelmiyo. sanırım bu sıralar aramız kötü biraz blogum. yada ben yorgun olabilirim
dolabımı indirdim bugun, sevmediğim herşeyi attım..topladım katladım tek tek.
saat 7ye yaklaşıyo birazdan yaptığım ( handem saol:) ) kabak yemeğini yemeyi planlıyorum en gec 7 bucuktan sonra bişey yememem gerekk...mutfakta dolapta duran cikolatalar göz kırpıyo ama ben onları hic sevmiyorum. gerçekten hiç yiyesim yok! sanırım extra mutluluğa ihtiyacım kalmadı.. buhranlı günler sona mı eriyo?? :) of daralalım mı hep birlikte???
7 Nisan 2009 Salı
hmm ok bye.

4 Nisan 2009 Cumartesi
inanılmaz olaylar!
neyse illa gökyüzümde güneş olması için.. arkadaşlarımla eğlenmek icin hayatımda ona ihtiyacım yokmus... şimdilik gökyüzüm güneşli ve bundan sonrada böyle olucak..
neyse hayata dönelim artık farklı konularla burdayım...
şu iki ay geçsin bi oh sonra tatil aylarca.. 18. yaşımı dolduriym bi eğlenelim gidiyorumm buralardannn:)
cevaplamak istemediğim mesajlar birikti telefonda napalım hayat böyleeeeee...
artık kilo vermenin vakti geldi galiba.. ama fena durumlardayım. serotonin ihtiyacımdan dolayı cikolata komasındayım aylardır.. artık çikolataya gerek kalmicak galiba... baharı seviyorum...
iyi ki küreği bıraktım yoksa 21 ağustosa kadar haftada 13 antrman amele yanıklarım. barajın böcekleri toprağı ve ben birlikte takılıcaktık...
seneye zaten fena bi dönem beni bekliyo.. suan calismiyorum calismiyorum seneye vahiy falan gelicek heralde.. bi anda calismaya baslicam=)
neyse of sıkıldım edayı bekliyorum hala gelmedi.. evet saçma bi blog oldu bu....
ya bu erkekler cok salak gerçekten ve kandırmak cok kolay. gerizekalı devrim.. abaza bi arkadas vardı. fena yedik, kekledik. kolpa bi facebookla salaklığını tekrar kanıtladık! marks and spencerin önünde hayali kızımızı 1,5 saat bekledii:):)
böyleleride var işte.. valla uyanın gözlerinizi açın her an dalga konusu olabilirsiniz! işte salaklığın fotografıı!

ASIL OLAY
eski sınıf arkadaşım İREM! 18ini şubatta doldurdu.. kuaför sevgilisine kaçmış ve evlenmişler!
kız lise 3te... yazık diyorum ya.. yazık yani! aksam lisesine yazılmıs ve kuaförde calısıyomus oda şaka gibi..
napsam ya bende mi evlensem ! hahahaha
hayat insanların etrafında sürüp giderken bizde yoldaki taşlara takılıp üstünden atlamıyoruz.. gelsin biri kaldırsın diye bekliyoruz.. ama beklemek yok atladım üstünden o taşın. bi süre sürünsem bile güzel gözüküyo uzaklar.. renkli ve ışık dolu:)
1 Nisan 2009 Çarşamba
tek bi soru işareti ? Çağan'a....
neden hic olmamıs masala inandırdım kendimi.. hic yazılmamış aslında en başından beri..
ben bu değildim.. bu kadar kucultmedim hic kendimi.. sevmek,aşık olmak gerçekten küçülmekse küçüldüm.. yapılmayan bi konusma kaldı. aklımda ince ince kucuk sorular.. aslında kucuk değillerdi benim zihnimi dolduran soru işaretleri. tüm hayatımı.. bu küçücük hayatımın icini tamamen doldurucak kadar büyüklerdi..
neydi derdin?
cok mu küçüktüm? utanır mıydın benden.. yoksa arkadaşlarının arasına mı çıkarmaya utanırdın.. şu kafanda tasarladığın -kadınım- imajına mı terstim.. benim gibi birini mi istemiyodun? kafandaki kadın ben mi değildim? yoksa özgürlüğünü mü kısıtlıyodum?? içindeki iyi tarafı mı görmeye başlamıştın?? yoksa sadece bi heves olduğumumu anladın? yoksa bana yalan mı söyledin dünya yıkılsa bize bişey olmaz gibi geliyo derken??
barda otururken herkesin bana dönüştüğü yalan mıydı? büyü mü yaptın diye bana sorarken yalan mı söylüyodun? benim seni unutamadığım gibi seninde unutamadığın biri mi var??????????
neden gözlerinin içi gülüyodu eskiden beni gördüğünde??
yoksa gerçekten sonradan diğerlerinden bi farkım olmadığını mı sandın?? senin kollarına kendimi en saf sekilde bıraktığımda karanlığında beni gerçekten istemediğini mi farkettin?
çok mu küçüğüm,aklım mı yetmiyo. sana ayak uyduramıyo muydum?? gercekten o söylediğin içi boşalmış sevgi sözleri yalan mıydı?? bana dokunurken heyecanlandığını söylediğin yalan mıydıı?? bozanın bile beni 5dk icinde özlemesi yalan mıydı?? COK MU KORKTUN HAYALLERİMİ YIKMAKTAN... 17ydim ya. sende 17yken hayaller kurarmışsın.. sonra yıkılmış hepsi. hayat boş değil mi? söylesene.. korkuların bahanelerindi bence... beni kırmaktan korkman.. beni düşünmen bu kadar.. tamam sevmiyo olabilirsin. zaman geçirmek artık guzel gelmeyebilir.. ama bahanelerin arkasına sığınmak.. sende sorun yoktu.. sorun bende? neydi bu sorun? ben sormadım.. sende hic cevaplamadın.. soruyorum işte senin şu kahrolası DERDİN NEYDİ?
cuma günü özlemişim derken yalan mı söylüyodun? bana dokunmayı özlediğini söylerken??
bişey beklemedim.istemedim.böyle olucağınıda düşünmedim... o kadar açaldım ki gözünde bi mesajlık bile,bi görüşmelik daha canım yokmuş hayatında...
söylesene çağan. derdin neydi?
bunları sormayı cok istedim. sana bunları sorucaktım pazartesi günü aslında..
uzatmama gerek yok.. önce kendine vermelisin bu cevapları.. ben yarım hayaline sığınırım belki bi kaç gece daha.. seni tamamen çıkarana kadar ağlamaktan kurumuş gözlerimden bi kaç damla daha cıkar senin icin.. ama neden? neden....
ben bittim artık.. işte şimdi gittim benim ısrarla tek başıma devam ettirmeye çalıştığım.. hic olmamış masalımızdan.. bi masala gerek kalmadan.. hikayelere gerek duymadan beni soktuğun hayatından..
zor olucak bazen ama.. istenmediğini anladığın zaman yapıcak hic bisey gelmiyo elden........
şimdi bittik sanki......................
31 Mart 2009 Salı
30 Mart 2009 Pazartesi
perhaps one day?
evet bu hos olurdu. canım bisey yazmak istemiyo.
29 Mart 2009 Pazar
yine kırmızı kalbim.
kadıköyde bi internet cafe varmıs rexx in orda game on diye.. sahibi adamın şiir kitabı dolaşıyodu sınıfta elden ele... bilmem ne kobal diye bi adamdı galiba.. şiirler komikti aslında.. vay be dedik. internet cafe sahibi nasıl yazmış. güldük,dalga geçtik bazen..kitabı karıştırırken bişey çarptı gözüme...
ben senin beni sevmemene değil,beni sevememene üzülüyorum....
24 Mart 2009 Salı
24 mart 2009 21.00- BOZAYI COK OZLEDİM.
kiralamam gereken bi köşk.. zorla alınmış bi kahve sözüm.. ve üşümüş yalnızlığım var karşında. bıkmıştım aylardır susmaktan.. yaşamaktan değil bu aşkı.. kalbimi susturmaktan sıkılmıştım...
ben hep mutluyum zaten. hayalinle nefes alırken mutluyum cagan...umutlarım silikleşiyo günler geçtikçe... belkide sana daha cok yaklasıyorum diye düşündüm hep. ama sen hep oldugun yerdeymişsin.. kaldık uzakta. ben sadece düşüncelerimle yakınlasmaya calısıyorum sana.. hersey acık aslında.. iki gunluk dunya.. hicbiseyi ertelemeden yaşamak lazım. içten geldiğince.. kim ne olucak.. nereye gidicek. ne biticek. kim kalıcak. kim üzülücek hic belli olmuyo.. ben yasanılan yaklasık 2 ayı.. doldurup doldurup içini tekrar yaşıyorum hayallerimi.. bi gün uyanıyorum.. 15 kasımı yaşıyorum. bazen 11 oluyo. en cokta 20 kasım oluyo. hayatımda..
öyle bi an geliyoki 21 ekimde tıkanıp kalıyorum. güzel oluyo.. cok guzel oluyo. artık kalbimi dışarı cıkardım.. kalbimin içindekilerle konustum bu aksam.. özel aksam. guzel aksam... kalbimin ajandasına yazmam gereken bi gün daha....
sonucu yok. getirisi yok belki ama mutluluk gözyaşlarımın.. üzüntülerimle acılarımla karışıp beni daha cok acıttığı... acıtırkende mutluluk komasına soktuğu bi aksam. garip. değişik.
kalbimin derinliklerindeki sana doğru ufak bi macerayada burda baska bakalım.....
gurur falan bos seyler.. düşüncelerde boş.. hissedilenler.. hissettiklerim..
kaç rüyam senle doluydu gecelerce.. en sonuncu.. elimi tuttun. kurtulmustuk. optun ya beni..
bende dedim. korkmiyim diye dimi dedim.. öptün tekrar sadece.. özledim cagan tadını.. kokunu... senin hayalinin gerçekleştiği guzel gunleri özledim.............
benim için özel. ve güzel kalıcaksın hep galiba.... seni cikarmaya izin vermiyorum bedenimin her ayrıntısında dolasıyosun......
ahh çağan ahh...........
23 Mart 2009 Pazartesi
bana özel:)

19 Mart 2009 Perşembe
boring.

evet işte alın size bir adet kafası iyi çağan. saçları simdikine oranla uzunken ve gecen seneki halleri falan..türlü oyunlar sonucunda bulunmus bir fotograftır kendisi...
keske bu halin gibi hic bi zaman ciddiye almasaydık yaşananları....
aynı bu fotograftaki sekilde. ama dilin içerde izlerdin ya beni. elini koltuga yaslayıp.
yada 20 kasım gibi. böyle bana bakmıştın bense sehpanın kenarıyla oynuyodum gözlerimi kaldırdım herşeyi konusmadan önce bakışların değmişti yüzüme karanlıkta.. seni izliyorum demiştin gülümseyip. güzeldin yine herkesten daha güzeldin.. gerçek gibi değil sanki o günler. sana yakın. suan oldugumdan daha gerçek bi yaşamdı. nasıl geçti anlamadım... sonra sarıldım ya tutamayıp kendimi tekrardan kollarının içine dogru bıraktı bedenim kendini. oturmuştum koltuğuma yeniden.. sonra dayanamadın tuttun yanagımdan optun beni. hatırlıyo musun. benim için hayat durmuştu o an. sonra bi bütün oldu ruhlarımız. dudaklarının dudaklarıma ilk değdiği an...
ah çağan ahh....
i'm feeling sick now!
havalar ısınsın güneş açsın. mutlu olsun insanlar yine. ama ben olmam ki... ben mutlu olamam ki. en kısa zamanda bi kaç sene geçsin istiyorum. şimdi kapasam gözlerimi yada sene 2013 falan olsa nası olurdu. güzel olurdu bence.. şuan deniz diye bi cocugun kişisel iletisinde gördüğüm yazıyı sizinle paylasmak istiyorum
-if i have to choose between loving you and breathing. i would use my last breath to say I LOVE YOU..
evet hoş begendim. böyle zamanlar böyle tercihler gerçekleştirdik zamanında.
öf kimseyi sevmiyorum..
4 Mart 2009 Çarşamba
3 mevsim.
ısınıyo havalar. güneş var gökyüzünde. ben neden hala üşüyorum? kendimi sensizliğin soğuk gecelerine terkediyorum.. her içtiğim şey dudaklarının tadına dönüşüyo.. sen oluyorum demiştim ya. hala senim. ben hala seninim..varmışsın gibi yaşıyorum. duydugum her sesi sana benzetiyorum. gördüğüm her yüz sana dönüşüyo dar sokaklarda.. kalabalık caddelerde.. kokun alıp yürüyo arkamdan... eve geliyorum. 3 şekerli kahvemi yapıp evinin tadını dolduruyorum boğazımdan mideme dogru.. bi sigara yakıyorum sonra. elime yakıştırmadın hiç. içmezdim yanında.. senle yaşadığım günleri tek başıma anlatıyorum kendime. mutlu oluyorum,gülüyorum. geçirdiğimiz her dakika daha cok kıymetli oluyo o zaman benim için. sen oluyorum,senin oluyorum.. bekliyorum hala dönüşünü..
mesaj atsan ya...
"hadi gel birlikte SE7EN'ı izleyelim desen,koşarak gelmez miyim?
gelirim.. senin olmaz mıyım. yalnızlığınla yalnızlığımı birleştirip. hikayelere gerek kalmadan başrolune girmez miyim hayatının yeniden. geçen her dakika.. biraz daha uzaklaştırırken beni senden. anılarımız gittikçe tozlanırken eskilerin arasında senin için. ben sanki daha cok yakınlasıyorum sana..mutluluğu tadıyorum tadını unutamadığım dudaklarında..
ellerini ısıttığın halin geliyo gözümün önüne.. yanıma uzandığın huzurlu yüzün sonra. o kadar mutlu,o kadar saf,o kadar masum...
zamanı geriye alsak ya. iki bedende tek ruh taşısak ya yeniden. ruhum çıkıp seninkiyle konuşsa ya yeniden. beklemesem ya ben aramanı.. bu gece bana güzel bi şarkı mesaj atsan ya yeniden..
ben sabah onu indirsem,indirip mp3e kadar atana kadar servise geç kalsam.. sonra o şarkıyı dinleyerek senin uykulu halini hayal ederek okula gitsem ya.. eve gelip hazırlansam yine sonra.. kapının önüne gelsem heyecandan kusucak gibi olana kadar.. balkondan bana bozayı göstersen.. sonra o güzel beyaz yüzünle gelsen ya beyaz ,kırmızı kalplerimin izi kalmış kapının ardından.. o güzel öpücüğünden birini kondursan dudaklarıma.. yürüsek modaya doğru.. kahvelerimizi alıp o bankımızda otursak.
sussak. boynumdan öpsen beni tekrar.. kokumu içine çekerek..o bakışını atsan yine. saçlarımın yüzümün önüne düşmüş halini izlesen..
sevsen...
senin olsam yeniden. zaten ben hala seninken. sende benim olsan.. ben olsan.. gözlerinin içine baktığımda gülücüklerinle birlikte tekrar kendimi görsem. i want you dinlesek yeşil karanlığımızda. sen olsan ben olsam. boza yine kendini duvardan duvara vursa..
biz olsak.. deli divane olsak ya yeniden..
belki bi gün?.... neyse bosver.................
3 Mart 2009 Salı
he loves me,he loves me not...
şaka gibi... ufacık bi umuda tüm yaşantını bağlamak. hayatımı neden ona bağladım?
nefes almam zorlaştı gittikçe... kendim bile cevabını veremiyoken kimseden cevap beklemiyorum zaten. mutlu değilim. düşündümde onunla geçirdiğim gunlerin değerini bilmemişim.. keske daha cok cok hissederek yaşasaydım.. bitişini hissettim tüm vücudumda..bi kaç gereksiz kişi hala onunlayım sanıyo.. yalanlarım var pembe değil kesinlikle.. kucukte değiller. o kadar güzel yalanlar söylüyorum ki kitapcımlayım diye.. bazen kendim bile inanıyorum. geçen gun konserdeydik hatta serhan anısına...
sevgililer gununde de birlikteydik.. öyle guzel yalanlar ki. gerçeğe dönüştüğünü hayal edip uyuyorum gecelerce..
gecelerim sessiz ve sıkıntılı cogu zaman.. elim telefonda.. bakıyorum. sessiz.. herkesin ismini cagan diye değiştiricem telefonumda.. biraz tatmin olurum belki. mutlu olurum. 3 cevapsız arama mesela? hepsi cagan... ne guzel olurdu..
kendimi tanıyamaz oldum. evet..
caganı takip ettim evinin yanındaki cafede otururken..... fal kapatmıştım gözüm apartmanının çıkışında..fal sogumadan caganı göriyim dedim. noldu? fal sogumadan caganııı gördüm.. apartmana girdi. elinde ufak bi hoparlör.. çıldırıyodum. bi dilek daha diledim bu olmustu. evden cıksın dedim içimdenn.. arkadaşım falı açar açmaz çağan apartmandan cıktı.
naptımm?
hemen takippp!!...
titiryorum. çantamı montumu kaptığım gibi cıktım.
teknosa'ya girdi.. uzağında bekliorum ... çıktı sokaga döndü.. gri eşofmanı.. beyaz new balance'ları:) modaya gittiğimiz gün yeni almıştıı....
kırmızı sweatshirt ve siyah montu:)..
döndü sokağa.. bende ordan geciyomus gibi yaptımm!!
gördü beni. şaşırdı. gülümsedim. oda gülümsedi. durmakla durmamak arasında kaldıı..
durduk sonra. optu. yanaklarımız temas etmişti tekrardan.. hatırlamıyorum. hatırlayamıyorum. kare kare gözlerimin önünde o an. sanırım 45 saniye falan sürdü. napiosun dedi?
napiym yeni dövme yaptırdım,onu göstermeye gelmiştim senn?,
napiym bende okul bitti serserilik yapiorum..
gülümsedim yine...
peki dedik görüşürüz...
gözlerimden akan gözyaşlarımda buldum kendimi...............
2 Mart 2009 Pazartesi
fal
kendimden bazen uzaklasıyorum. bazende en yakında oluyorum. ama en cok ona yakınım. düşlerimde kendimi buluyorum.. çaresiz bi bekleyiş var üzerimde hala.. beklediğim her saniye ince cizikler gibi kalbimi kanatıyo. canımı acıtıyo.. kacmak gerek simdi. galiba en uzağa. kalbimi,hissettiklerimi geride bırakamıyorum. bırakmıyorum. hepsi yanımda.. içimde onun ruhuyla birlikte.
birnur teyze.. 1,5 ay olmak üzere.. hani nerde?
16 Şubat 2009 Pazartesi
COK ÖZLÜYORUM
kendimi zor tutuyorum.. yeteer ya
hayat neden acımasızz..
ben sıkıldım!
mal çağan! seni çok özlüyorum tam 32 gündür hiç konuşmadıkk!!
4 ocaktan beride seni görmedim hiç.
gerçi 4 ocaktada evinin önünde camına dogru bakıyodum dışardan geldin. rezil duruma bak!
gerçekten sıkıldım artık!
bi damla mutluluk bile yok içimde !
of çağan offffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffff
yeter artık!
sıkıldım ya yemn ederim sıkıldım!
çığlık ata ata ağlamak istiyorum!!
kollarıma gelsen rahatlar mıyım acaba içimdeki bu sıkıntı biraz geçer mi?
sanmıyorum!!!!!
sadece seni çok özlediğimi biliyorum!
aptalım ben tam bi salağım!!!!!!!!!!!!!
kırmızı
belkide büyümesi gerekliydi artık gerçekleri görmek için.
büyüdü. gri siyah ve beyaz içinde.. kırmızılık gitmemişti. O kapıdan ilk girdiğinde küçüklüğünü tutarken elinde,büyüklüğünü ve zorluklarını sırtına geçirerek çıkmıştı sıcak bi haziran gününde o kapıdan.. ufak bi heyecanla birlikte...
zorluklar şimdi karşısındaydı ve içine çekmişti onu...
9 Şubat 2009 Pazartesi
yarım kaldık.
ne yolumuz belliydi,ne evimiz.
sen daha uzundun kıvrımlarınla..dolandın etrafımda,seni evim sandım.
sığındım.yapıştım..büyümeye başladım. yeşeren ağaçların dibinde bulduk kendimizi.kocaman yağmur damlaları acıtırken kahverengi derimi,üstüme geçtin korudun beni. bi deprem oldu sonra. yer yarıldı. olamazdın kimsenin evi bilirdim. değişik kokular yayıldı cevreye topraktan gelen. sana alıştım,sonra yıkılmaya basladı tuğlalar gibi bir bir üstümüze yagmur damlaları.
sen gittin sonra..
ellerin kaldı yalnızlığımda
kokun kaldı. derinin parçaları kaldı.
acıdın bıraktın.
bide en derinde yüzün , huzurlu huzursuzluğun kaldı...
sen kaldın karanlıkta.
her gözlerimi kapadığımda gelen.
acıtan en derinimden...
bu soğukta hem sensiz,hemde evsizim şimdi.
benliğin,derin benim evim olmusken. huzurunda yağmurların altındaki sıcacık güneşimken....
8 Şubat 2009 Pazar
i want you so it scares me to death

29 Ocak 2009 Perşembe
if i just follow...
kendime itiraf ettim herşeyi...ve rahat rahat özlemeye başladım şimdi onu.. aklımda binlerce soru. yanıtını bulamayan...değer verilmemesi gereken insanlara verilen bu kutsal duygu ne acaba? bu çaba... kim için? bi gün döneceği inancı mı? döner evet. belki kural böyle. bi gün kesişir yollar tamamen bitmez hiçbişey. kimse kimsenin hikayesinden tamamen cıkamaz. yine konuşulur bazı seyler... ama eski hikayeler hiç bişey olur.ne kadar istesende masumluk,saflık gitmiştir. eskisi gibi olamazsın. bu acıtıyo işte insanı. aslında onun hikayesindeykende acıyodum. korku doluydum...belirsizlik karmaşa.dudakların arasından tam kalbin ortasından cıkan bazı kelimeler olurdu önce. mutluluk verirdi ya. şimdi sessizlik bi o kadar karanlık getiriyo...o devam ederken yaşantısına. teachers pub'a gidip içerken yine akşamları.. belki başka kızlarla tanışırken.. belki başkalarını düşünürken yatağına yattığında. boza' yı başkalarına sevdirirken... moda' da bankta başka kızlarla oturup kahvesini içerken.. başka 3 şekerli kahveler hazırlarken.... geceleri başkalarına şarkı göndermeleri yaparken........başkalarıyla elvis costello 'i want you' şarkısını dinlerken mutlu o.hem yalnız hem mutlu...sorumluluk yok omuzlarında... hayallerini yıkacağı 17lik bi kız yok. ona deli gibi aşık olan, bi bakışında kendini bulan.. harflerden,cümlelerden,öznelerden oluşan cümleler ağzından çıkmadan anlayan clementine yok. belki SE7EN defterimi alır bi gün.kendini kötü hissettiği bi zaman..açar okur ve masumluğumu,aşkımı keşfeder her kelimemde...saçma gelmez bi gün belki.. Kapalı bi kutu gibiydi önceleri.takibimden sonraki buluşmamızda susmadan konuşmuştu..mimikleriyle gözümün önünden gitmeyen mimiklerle. üstünden 3 ay geçmiş hala ilk gün ki gibi taze. ilk gördüğüm günün üstünden 41 ay geçmiş. ama herşey keşke takip ettiğim günün tazeliğinde kalsaydı. o heyecan... belkide ilk öpüştüğümüz gün 2008'in 20 kasım'ı... ben kendimi kötü hissederken Onsuz.O bensiz gülüyo. bense sahteyim. konuşmalarım,gülmelerim sahte.. hava kararınca anlıyorum ki. vazgeçmeliyim sahtelikten. yeşil duvarlar vardı bi zamanlar masumluğumuzu taşıyan. sonra hissettikleriyle kirlendi. uyuma taklidi yaptı o gün.bana arkası dönük sırtı vardı. bide boza kendini duvardan duvara vuran.. dünya yıkılmadı..dünya yerinde. ama içinde tek onu yaşattığım bi dünyam vardı.. gidişiyle yerle bir oldu.. bitti........
merhaba, bi saniye konuşabilir miyiz?
28 Ocak 2009 Çarşamba
son vedam.
ben onu çok özledim.
çok özledim. yapamıyorum. ruhumu arındıramıyorum..
tüm hayatımı ona ait hersey terketmişken ben herşeyden en ufak bi parça bulup tekrar uyduruyorum. yaşantıma sokmaya calısıyorum. cok korkuyorum biliyo musun?
onsuz olmak beni cok üzüyo.
ruh gibiyim. hic bisey yapmak gelmiyo içimden.
uyanır uyanmaz acıyo içim.
oflamaya baslıyorum...
saatlerce süslenip. en güzel elbiseyi yakıştırıp üstüme odamda aynanın karşısında oturuyorum. bi sigara yakıyorum.
mekan her defasında değişiyo.
roller kurup kafamdan.. oyun oynuyorum..
evcilik gibi...
konuşuyorum içimden bazen dışımdan... aynaya bakarken değişen mimiklerimi görüyorum..
şaşırıyorum böyle yaptığıma.. elimde değil. oynuyorum durmadan..
sonu ne olucak. bu durum bana ne getiricek hiç bilmiyorum.
korkuyorum ve bu korku nerden geliyo onun bile farkında değilim.
kafamdaki bulutları atamıyorum...
nefret etmeye calısıyorum. değerini silip atmaya calısıyorum. rol yapıyorum
ama içi boş bi kavanozdan farkım yok.
bulutlar etrafımda kara kara.
rüyalarımda görüğüm zaman kabus oluyo o gece bana..
hem istiyorum hem istemiyorum...
her rüya 3 saniye sürermiş ya benimkiler 3saat sürüyo sanki. bi an uyanıyorum... sonra tekrar uyumak devam etmek istiyorum. olmuyo. içimi sıksada devam etmek istiyorum. yapamıyorum.
hayal kurmuyorum artık onunla ilgili.. kurdukca acıyorum çünkü.
çıkmaz bi sokaktayım sanki. karanlık heryer. göremiyorum ki. sonu yok.
olmadığının farkındayım... ama inatla dibine kadar yürüdüm.
ıslak bi duvara çarptım sonra. gerisi yok biliyorum. ama uğraşıcak gücümde yok o duvarı aşmak için. o sokaktan cıkamıyorum. gitmeye calıstıkca cekiliyorum karanlığa. öyle bi sindirmişim ki o karanlığı bitmiyo gitmiyo. gidemiyorum.
hızlıca geriye kaçıyorum sonra tekrar duvara doğru koşmaya baslıyorum. her defasında çarpıyorum. geçemiyorum içimden. her defasında acıyo canım,kanıyorum....
şimdi elimde hic bişey yok sana dair.
yalnızlığını cekiyorum her nefeste.
..............................istemiyorum hiçbişey!
27 Ocak 2009 Salı
boş.
sırada suratlar.
herkeste bi telaş. bi anlamsızlık. bi karmaşa.
ben bıkmışım....
19 Ocak 2009 Pazartesi
sunshine.
Mutlu olmaya calışan,çabalayan insan her şekilde ulaşır buna. çabalamama gerek yoktu aslında pek. istedim ve oldu...
öncelikle 90 derece döndürdüm kendimi. güzel renkli bi şarkı dinlemeye başladım.
o kadar cok yapmam gereken şey varken. herkes bu kadar acı çekerken.
dünyada O'nun dışında milyarlarca insan yaşarken. benim yaptıklarıma cocukca karşılık veremezken neden üzülmeliyim ki.. mutlu olmalıyım. evet hatalarımı anladım.
Şımartmamak gerek hakettiğini anlamadığın sürece kimseyi.
Her yaşanandan bi ders cıkarmak lazım. Bende düşündüm ve aldım dersimi.
bu ders alma sürecimi uzatmak sadece beni üzer ve hayatımdaki yolunda giden az da olsa bi takım şeylerden vazgeçmem anlamına gelir sanırım. daha küçüktüm ve senelerce acı cektim.
ne için.sonuç ne hiç!
giden ne? kalbimden kopan parçalar oldu. ama artık büyümek,silkinmek lazım. kendimi değiştiriyorum.
başka bi clementine olucam gün geçtikçe daha güçlü.
ELİMDEN GELENİ YAPTIM.
elimden başka bişey gelmiyosa.
neden kendimi bunun için sıkıyım ki.
kendimden daha cok değer verdiğim insanlar gidiyo bi gün. herkes gibi..
benide alıp gidiyolar.
sonra benden aldıkları parçaları çöpe atıp. hayatlarına kaldıkları yerden hiçbişey olmamış gibi devam ediyolar.
evet hiçbişey olmamış gibi bende devam edebilirim. gülebilirim.
hedeflerime odaklanıp güzel bi yaşam sürebilirim.
tanışılacak o kadar cok insan,öğrenilecek,yapılacak o kadar şey var ki. gidilecek cok sehir. tekrar tekrar sevilecek o kadar insan.
cekilecek acı. öperken heyecandan geberecek dakikalar.
hepsi önümde.
benden bi tane. hayatım bi tane.
herşey elimde. hersey cok acık,hersey cok kolay.
gerisi güzel. gerisi hoş.
gerisi mutluluk.
şimdi iyiyim işte.
kendi güneşimi kendim yaratıyorum.
ve daha güçlü şekilde doğmaya hazırlanıyorum.
korkun benden.....
coming soon....:)
15 Ocak 2009 Perşembe
yalnızlığımın aydınlık noktası.

...
12 Ocak 2009 Pazartesi
ağzım açık kaldı.
hayatımda daha önce kimseye yapmadığım sürprizi yapıcaktım ona. seven filminin defterini filmin içine yerleştirdim..defterin sonunda. eğer değişirse düşüncelerinn hiç bişey söyleme. beni çağır birlikte sevenı izleyelim dedim. cunku o bana seven'ı izleme birlikte izleyelim demisti..
kutu yaptım bi tane. içinde filmle birlikte defter. bi kucuk rakı. rakı bardakları. bide dinlemesi için cd koydum.. 4tane zeki mürenden. bi tane ayla dikmen. sezen aksu,rafet el roman,ayten alpman.
kutuyu hazırladım kapağınada yazı yapıştırdım. yapması gerekenleri.. bide anlamadın şiirinden alıntı.. kutu hazırdı.
zeki müren ve rakıyı keyiflenmesi için koydum. cok severdi..
evinin önünde bekledim kaç sabah. kac aksam. pencerelerine baktım. bazen kedisini izledm camın kenarından..
o gün yine evinin yanındaki cafede arkadasımla oturup havanın kararmasını bekledik. annesinin evde olmaması için dua ettim. evet akşam 6 olmustu cumartesi günü.. mustafa geldi. kutuyu o vericekti. ben evinin yanındaki cafede... mustafa gitti. pakedi verdi ve geldi..
heyecandan geberiodum.. cok mutluydum ona ulasıcagı icin.. mustafaya 79798798 kez onu anlattırdım. elinde sigarası varmıs. sakalları uzamış.. kutuyu aldıktan 10dakika sonra mesaj attı.
-ne diyim. ağzım açık kaldı.teşekkür ederim.
cevap atmadım. defterimi okuduysa bana bi cevap vermesi. bazı seyleri acıklaması gerek..
uf yazamıyorum buraya. cok güzeldi. cok derindi yazdıklarım.. ben hayatımda hickimse icin böyle bişey yapmadım.. kimseyi böylesine sevmedim!
6 Ocak 2009 Salı
04.01.09 00:24

dear diary
1 Ocak 2009 Perşembe
yok SARHOS değilim...
hepinize iyi mutlu yıllar!!!
dün gece arkadasın evindeki party.
icilmeye basladı....yemek alkol eğlence. müzik. hızlı icince midemin icinde karmasa olusmustu.. dönüyodum. inanılmaz sekilde dönüyodum. sanki lunaparkta balerine falan binmistim..yattık yere saat daha 10a yaklasıyodu. sanırım yeni yılı göremicektim.bi hızla tuvalete gittim. cisimi yaparken elime telefonu aldım. kendimden gecmistim.. mantığım cok uzaklardaydı. kalbim telefondan o ismi girdi. cagan... aradım.
gayet neşeli bi sesle açtı. sessizdi etraf
napiosun dedi.
hic dedim kötüyüm dedim. farketti zaten..
dur daha saat 9 dedi..
hayır dedim 10!
kus biraz rahatlarsın dedi.
cagan dedim!
-İÇERDE MİLLETE ELVIS COSTELLO I WANT YOU DİNLETİYODUM SENİ ARIYIM DEDİM..
BENİ HİC ÖZLÜYO MUSUN? BEN SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM...
-tabikide clementinecim
-HİC AKLINA GELİYO MUYUUM?
-canim bunları sonra konusuruz yüzyüze konusuruz dedi. geliosun tabi ama falan dedi. kıvrandı durdu
-YÜZYÜZE KONUSAMIYORUZ SİMDİ SÖYLE. COK ÖZLÜYORUM BEN SENİ.YARIN ARADIĞIM İCİN COK PİSMAN OLUCAM AMA İCİMDEN GELDİ..
-içinden geldiyse sorun yok ne guzel işte ...
-ASLINDA HEP İCİMDEN GELİYO AMA KENDİMİ TUTUYORUM.MANTIKLI DÜŞÜNÜP KENDİMİ TUTUYORUM...
-BENİ SEVİYO MUSUN.. HİC SEVMEDİN. SÖYLESENE...
-sonra konusalım olur mu simdi iyi değilsin. kus biraz kendine gel. yat uzan birazcık. sonra konusalım
-HAYIR!
-evet
-HAYIR!
-evet
-PEKİ.
kapadık sonra. bu sırada kapıyı kitlediğim icin arkadaslar içeri girip bana bakmak istiyolardı. acmadım. açtım sonra. klozete dayadım kafamı. ve başladım onu düşünüerek icimdeki tüm alkolü cıkarmaya... her seferinde onu kusuyodum... onu düşünüp boşaltıyodum icimi...
özledim sonra.
sacmaladım.
pisman mıyım.. bilmiyorum. aramamalıydım.
sacmaladım.
sarhos değilim. hic değilimm..