30 Mayıs 2009 Cumartesi

olsa ne fayda..

kim? sen ben? hangisi?

29 Mayıs 2009 Cuma

maybe i'm too young to keep good love from goin' wrong

kırılmış camlar var,kesik kesik etrafta. çözümlenmesi kolay ama imkansız problemler gibi dökülmüşler yola. güneş ışığı vuruyo önce üstlerine parlıyolar.. herşeyden güzel gözüküyolar.. ama iyi değiller hiç. üstünde gezdiğinde kanatıyolar önce. parça parça ediyolar heryerini.. o güzel gözüken kırıklar. kendini aptal yerine koymak kadar gerçekler ama. gözyaşı sesleri geliyo küçük sokağın sonundan. sonra tutulmuş nefeslerin tadı kalıyo kırık kanatların ardında.. cesetleri kemiren böcekler doluyo zihinlere. ruhlara. sonra kalplere. akşam inince kırıklar gözükmüyo.. kanatıyo. acıtıyo..

bi kapı var.. yaşanmışlıklarla yaşanıcaklar arasında. büyük bi kapı.. anahtar üstünde.. açılmayı bekleyen hırsla.. karanlık taraftan aydınlığa geçiş o kadar kolay ki aslında. tek bi kelime. tek bi cümle duyguların arasından kopup gelen..canlanıyo sanki.. konuşuyo sessizce.. bi iki damla gözyaşı kuruyo gözlerde.. sonra kapı açılıyo.. gitmekle gitmemek arası. herseyi kapatmak.. bırakmak karanlıkta..geçmeli kapıdan artık.. cam kırıklarından ... kandan uzak...
güzel iyi aydınlık....

24 Mayıs 2009 Pazar

boşveeer kimsee yaralanmasınnnn!

sıkıldımm ne sıkıcı bi pazar aksamı. okulun son haftaları zaman geçmek bilmiyo.. bitsin artık darallar geliyo sınavlardan. 25 mayısta sosyoloji sınavı mı olurmus yaa.. böggh.. sabahtan beri aklım msnde kaldı.. gir çık gir çık oo =)
atlas atlas yürüyoruz. yeni şeyler var hadi bakalım. yeni kıpırtılar sanki. anlamadım gitti.. böö sıkıcı valla sıkıcı. sacmalıyorum. haha cok saçmalıyorum=) mal umarım blog adresimi kaybetmiştir iyi olur böyle sıkılıyorum yanlış anlicak diyeee.. evet artık rahatım ya kafam rahatladı. o yuzden arkadaş! eğer okuyosan üstüne alınma artık umrmda değilsin. artık msne girmeli. acaba herkese mi böyle=) 18imee az kaldı. biliyorum cok sey değişmicek ama 17de yaşananları gömüceeeem. yeni yaş yeni sayfaaa.. büyüyoruz tabi 18den sonra yokus aşağı:P
valla yasalar önünde eşit olsamda babamın önünde pek adaletli olabileceğini sanmıyorum. :)
seni cook istiyorum seviyorum dunyalar kadar! o kadar tatlı ki. ama isimden kaybediyo yaa.. ama ismi güzel olanlarıda gördük.
4 yıl 11 ay 15 gun 3saat 5dk ve 10 saniye bekledim seeenii... aaa geldi.. bişeyler yazmasıı lazımmm.. bekliyorum bakalım.. 21,50 suan kaçta yazıcakk online oliim bari dur. e hadi yaz bee 51 oldu.. ben yazmam valla. artık böylee... yazsanaa şşş..aaaa. neyse bekleyelim bakalım. hadi görüşürüz canım öptüm.

22 Mayıs 2009 Cuma

6 ocak.

hiç bişey ifade etmeyen tarihler daha cok hosuma gitmeye basladı. 6 ocak, herhangi bi tarihte.. 6 ocak 1991 mesela. daha annemin ufacık karnında bu dünyada karşılaşıcaklarımdan habersiz bi şekilde 4aylık bi vaziyette takılıyodum. tek kucuk dunyam. ilk gördüğüm yer. o kadar rahattım ki orda hatırlıyorum.. en yakınken biriyle.. annemle.. güzel ve huzurlu.. 1992 sonra. 93949596979899.. böyle sürüp gitti yıllar.. güle ağlaya.. beklediğim tek sey cikolata yemekti galiba. bide barbie bebeklerim..yalanla tanışmadan önce. kendimi bulmadan önce. hayat koca bi yalan olmuş. sürüklenip gidiyo belli belirsiz yerlere.. nereye gidiceğini ne yapıcağını bilmeden. artık 17 haziran olmalı ve ben gitmeliyim bi an önce... cok sıkıldım cunku burda.. okul kapansın. gidelimm gidelim uzaklaşalım.

18 Mayıs 2009 Pazartesi

your biggest mistake?

elektrikler kesildi. yatağımda yatarken dönüp duruyodum. kulağımda her defasında aynı yöne çekmeye çalışan şarkılar...herkes ayrı bi odada. uyumadan önce düşünüyo.. herkes. Sen ben. o.. hepimiz. yastığa kafamı koyduğumda aklımdan geçen onlarca düşünce arasından biri sırıtıp duruyo. sonra başkalarını düşünüyorum. neler düşünüyolar acaba diye..bi yerde tıkanıyorum. bilemiyorum.korkuyorum bazen. kendime sarılıyorum o zaman. binlerce kez bi cümleyi tekrar ediyorum. yazmak istemiyorum.

12 Mayıs 2009 Salı

cheers darlin, you give me three cigarettes to smoke my tears away.

güçsüz ve yorgun olduğun zamanlarda en çok istediğim şey ne benim? başucumdaki pembeliğin içinde duran mor elipsim dışında..hiçbişey? onun dışında hiç. küçük bi koku var tam karşımda. içine girip kayboldum geçen akşam. gözlerimi sımsıkı kapattım. yaşlar tam içinde birikti göz kapaklarımın. açtığımda hala ıslaktı gözlerim.boşlukta asılı kalmış kandan damlalar. birikmişlik. içimdeki herşey gözlerimden çıkıyodu düşünmeden beni. kim olduğumu. neler hissetmemek zorunda olduğumu bile bile zihnim duygularım. bana ihanet ediyolardı. beni düşünmeden bi parça daha kopup kalbimden gözlerimde birikiyodu. bu şarkıyı her dinlediğimde geçmişten parçalar beni elimden tutup sanki koşarak bi yerlere cekiyo. beni kemiriyo. bitiriyo sanki. önce kendim oluyorum. sonra en olmak istemediğim insan oluyorum. küçük insancıklarız bu hayatta. düşünüyorum çoktandır. herkes uyurken ne çaresiz. ne masum. ne kırılgan. kırılganım bende. uyuyorum geceleri. uyanıyorum. bi iki damla yaş. ve ben. kapkaranlık. karanlıkta kalıyoruz odada. elimi götürüyorum yüzüme. siliyorum. kalbimdeki parçaları. bilinmezliği. karmaşayı siliyorum her gece bi kaç damla. sonra bazen. bi kaç damladan fazla oluyolar. silemiyorum o zaman.. elimi yüzüme götürücek gücü bulamıyorum kendimde. son gücümle yastığı suratıma bastıyırorum. nefes almıyorum. nefes alsam devam edicek... son saniyeye kadar tutuyorum. nefesim kesiliyo. yorgun düşüyorum savaşamıyorum... her gece yeniden ölüyorum.......

11 Mayıs 2009 Pazartesi

taze

bazı şeyler cok yeni olunca yeni yaşanınca beni korkutmuş. şimdi hiç umrumda değil. içimdeki 2 sene önceki küçük kız dışarı çıkmaya çalışmış sadece. hepsi bu. düşününce geçmişi hiç bi iyi anım yokmuş zaten. varmış aslında. güzelmiş ilk. cok guzelmis hemde.superman.gone with the sin. mumlar. söylediği şarkılar.onlar bunlar. ama pisliğe batırmış bi kere hepsini. tek tek elleriyle çamur atmış üstüne. harcamış.. zaman kaybıymış.. küçüklüğümün,çaresizliğimin kaybıymış. hiç bişey değilmiş umrumda olan. empati demiş durmuş ya hep. hic yapamamış. hiç bi gün bile kendini benim yerime koymamış..hic bişey umrumda değil. gururum. parça parça ettiği.. beni bitirdiği. bana çektirdiği..onun için yazılan her kelime bile zaman kaybı bundan sonra... 22 yasında hala abazalığının doruk noktalarını yaşayan insana saygılarımı iletiyorum. neyse devam edelim nerde kaldıysak..