10 Temmuz 2009 Cuma
lilac wine.
neler oluyo. kim kiminle nerde ne zaman? herkes iyi güzel ama benim canım çok sıkılıyo. hemde inanılmaz çok! iki tarafta kaldım sanki...içimden hiç bişey gelmiyo yine. kitlendim sanki bu aksam. ruhum kitlendi. neden değişkenim ki ben bu kadar?? gitmekle gitmememek arasında bi ikilem. annemi üzmemek gerek ama canım cok sıkılıyo. özellikle bu aksam. ben gayet gucluydum ya söylememeliydim hiç. kurmamalıydım o cümleler içimde kalmalıydı..............
kalmak? kalmamak? yada kalamamak...
ne istediğimi bilmeden çaresizce dakikalar geciyo önce.. sonra saatler sonra bi bakmışım gece yarısını geçmiş. güçlü olmak lazım dedik. uğraştık çabaladık. bi cümle kurdum sonra. sonra bi diğerini.. sonra diğerleri geliverdi arkasından.. bi anda zayıf düştüm. sonra gece yarısı telefon yanımda. kulağımda müziğim bişeyler karalarken buldum. kafamdan yazdığım senaryolardan biri gerçekleşti.. bi kaç felaket senaryosu. bi kaçta mutlu sonla biten. evet garip bi sondu kabul ediyorum.. daha önce başkaları tarafından yazılmış belki yaşanmış ama benim ilk kez tanık oldugum bi sahne...ilerde geriye dönüp baktığımda guzel bi hatıra aslında. genelde kendimi seviyorum ama bazen gıcık oluyorum.. galiba ikizler burcu olmamın yüzünden.. benim içimde gerçekten iki kişi var. bazen ben bile inanamıyorum kendime..birini dışarı cıkarıyorum ve saçma sapan düşünene kızıyorum. sonra gülüyorum... çok gülüyorum..düşmemek için atlamak gerek bazen. bende farkında olmadan nerden gelip nereye gittiğii belli olmayan bi dağa tırmanmaya basladım sanki.. itilip düştüm önceden en tepeden. yara bere içinde ölmeye yakın kalktım yerden... sonra yürüdüm biraz iyileşmeye calıstım. sonra ufak bi dağ gözüktü ilerde.. bünye alıskın tırmanya bana sormadan başlamış.. daha yükseklere çıkmadan alçaktan atlamalı mıyım diye düşünüyorum bu sıralar..çünkü bonuslarla ilerliycek bi yol sanki. benim istediğim yönden değil..5 gün sonra yatağıma , kendi dünyama geri dönmeli miyim?... bilmiyorum hiçbişey...
salı gününe kadar düşünme süreci................
salı gününe kadar düşünme süreci................
2 Temmuz 2009 Perşembe
hallelujah...
küçük bi su damlası akıp gitti üzerimden.. sonra diğeri.. sonra diğerleri...tek başına ve huzurlu bi yerdeyim şuanda.. gözlerimi kapatıyorum.. derine iniyorum bi süre ruhumda.. huzur var damarlarımda dolaşan.. her kan pompalandığında vücuduma bi parça daha mutluluk ulaşıyo beynime doğru...yiğit dün gece bacaklarımın dibinde bayılınca herşey biraz daha anlamsızlaştı hayatta.. garip bi duygu var üstümde daha önce tatmadığım. sanki başka bi perspektiften bakıyorum dünyaya... gece gündüz susmayan çekirgelerin sesleri geliyo arka bahceden.. jeff'le karışıp gidiyolar ruhuma doğru..yaşamak istediğim hayali tasarlıyorum.. geleceğimi.. istediğimi.. daha güçlü,daha sakin.. kıvrımlarımda dolaşan gereksiz her ayrıntı suan gelen çekirgelerin sesleri gibi anlamsızlaştı.. bişey istemedik ki hayattan hiçbirimiz. hayat getirdi. önümüze sundu. seçtik bizde.
seçimlerimizi yaşadık her zaman. kimi zaman içten gelen seçimler oldu.. bazılarıda istemeden. seçimleri sonlandırmakta ellerimizdeydi her zaman... ellerimdeki gücü anladığımda zaman çoktan baya bi geçmişti.. ama zaman yok ki aslında.. ne zaman farkedersen bunu ve gerçekleştirmeye calısırsan o kadar yakın. o kadar daha iyi oluyo bizim için. güneş battı tepelerin ardından güzel bi kırmızılıkla.. sonra kocaman teraslı bi evin balkonundan alkolün etkisiyle birlikte doğdu.. anlam veremediğim. daha önce görmediğim bi evde...canım acırken tek kişilik yatağımda uyandım. nasıl geldiğim hakkında bi fikrim yokken.. sarı dalgaların arasında kaybolurken bi kaç dakika, boğulucağımı farkettim yeniden. derin bi nefes aldım ve duygularımdan oluşan dalgalardan çıkıcak gücüm oldugunu farkettim. iki kişiye tek kişilik sigara dumanıyla yeten bu düşüncelerim bi anda kayboldular.. döndürerek içimize çektiğimiz dumanı her dışarı çıkartışımda dalgaların arasından çıktım... deniz sakinleşti bi anda.. herşey berraktı. yapmam gerekenler. nasıl davranmam gerektiği ufak deniz kabuklarının içinden gözüküyodu...yaptım. yapıyorum.. çaresiz yengeçlerden değildim artık sağa sola giden.. Yanmadan. hiçbişey hissetmeyerek güneşin en tepesine oturdum... herkes cok küçük geldi o zaman gözüme.. böyle bi duygu hissetmemiştim daha önce.. hissetmediğim ne kadar cok duygu varmış.. gün geçtikçe tattım. tadıyorum.. güzel ve derin.anlamsız bazen anlamlıymış.. en azından denedik. en azından denedim. içimde kalmış herşeyi yazdım. bi şişenin içine koydum.. akdenizden yola çıktı. artık benden değiller. hangi sahilde karaya vurursa. kim açar okursa onun olucaklar bundan sonra....ben kurtuldum. bencillik yaptım belki. ama iyi yaptım... kendim için... herşeyin bundan sonra güzel olması için.......
güneşin tepesindeyim.... tek başıma.. her geleni yanıma düşünmeden atıyorum. orası bana ait bundan sonra....
daha guzel.. daha iyi... daha sakin...
seçimlerimizi yaşadık her zaman. kimi zaman içten gelen seçimler oldu.. bazılarıda istemeden. seçimleri sonlandırmakta ellerimizdeydi her zaman... ellerimdeki gücü anladığımda zaman çoktan baya bi geçmişti.. ama zaman yok ki aslında.. ne zaman farkedersen bunu ve gerçekleştirmeye calısırsan o kadar yakın. o kadar daha iyi oluyo bizim için. güneş battı tepelerin ardından güzel bi kırmızılıkla.. sonra kocaman teraslı bi evin balkonundan alkolün etkisiyle birlikte doğdu.. anlam veremediğim. daha önce görmediğim bi evde...canım acırken tek kişilik yatağımda uyandım. nasıl geldiğim hakkında bi fikrim yokken.. sarı dalgaların arasında kaybolurken bi kaç dakika, boğulucağımı farkettim yeniden. derin bi nefes aldım ve duygularımdan oluşan dalgalardan çıkıcak gücüm oldugunu farkettim. iki kişiye tek kişilik sigara dumanıyla yeten bu düşüncelerim bi anda kayboldular.. döndürerek içimize çektiğimiz dumanı her dışarı çıkartışımda dalgaların arasından çıktım... deniz sakinleşti bi anda.. herşey berraktı. yapmam gerekenler. nasıl davranmam gerektiği ufak deniz kabuklarının içinden gözüküyodu...yaptım. yapıyorum.. çaresiz yengeçlerden değildim artık sağa sola giden.. Yanmadan. hiçbişey hissetmeyerek güneşin en tepesine oturdum... herkes cok küçük geldi o zaman gözüme.. böyle bi duygu hissetmemiştim daha önce.. hissetmediğim ne kadar cok duygu varmış.. gün geçtikçe tattım. tadıyorum.. güzel ve derin.anlamsız bazen anlamlıymış.. en azından denedik. en azından denedim. içimde kalmış herşeyi yazdım. bi şişenin içine koydum.. akdenizden yola çıktı. artık benden değiller. hangi sahilde karaya vurursa. kim açar okursa onun olucaklar bundan sonra....ben kurtuldum. bencillik yaptım belki. ama iyi yaptım... kendim için... herşeyin bundan sonra güzel olması için.......
güneşin tepesindeyim.... tek başıma.. her geleni yanıma düşünmeden atıyorum. orası bana ait bundan sonra....
daha guzel.. daha iyi... daha sakin...
Etiketler:
çekirgeler,
deniz,
güneş,
havuz,
kıbrıs,
kum,
muz ağaçları,
ve ben...
1 Temmuz 2009 Çarşamba
hello?
uzaklık.. ihtiyacım olan. kendi düşüncelerimden doğurduğum bambaska ruhu ayrıntılarıyla birlikte evimde bıraktım ve kendime gelerek bambaska.. uzak bi adaya geldim... evdekilere sordum nasıl diye... coktan gitmiş. cok uzağa gitmiş hic ardına bakmadan..:) hayatımın en önemli senesine hazırlanmadan önce çıktığım bu uzun yolcululuk sanki bazı şeyleri.. bazı değerleri yeniden hatırlattı.. ama ne kadar canımın acıdığınıda gösterdi. üzüldüm bazen geçen zamanları baska sekilde değerlendiremeyişime... öyle komik bi durumdayım ki burda uyuyorum durmadan.. güneşlenmeye üşeniyorum.. ama çingene gibi olmadan dönmek istemiyorum ki... kafam rahat. istediklerim daha net.. hayalperest halimi 17 yasında bırakmak icin cok ugrastim. 18i güzel rahat geçirmek istiodum. korkuyodum yapamamaktan burası bana bunu öğretti. başarabildiğimi gösterdi.kendime güvenimde yerine geldi sanırım burdaki 3 mal birbirine düşünce..burdaki gece hayatı cok fena.. doğru düzgün bi kız yok resmen.. herkes kucaktan kucağa dolasıyo.. istanbulda yüzüne bakılmayacak adamlarda buranın başı olmuş resmen. suanda lapta taraflarında uyuyan bi sarı mevcut. ilk dedim fena değil. iyi. bazı seyler ilerlemeye baslayınca. yapılan konusmalar o kadar komik oluyomus ki.. cok seviyorum cok kıskanıyorum ya:) - şu kız cok guzel. bu kız cok guzel. gideri var. bu kızın saç rengi cok guzel. kısa saçlı kız severim. uzun saçlı kız severim. saçlarının rengi cok guzel seni de severim.emin ol cok kıskandım.. söz ver üniversitede burdasın. he dedim tamam ok. boş muhabbet eden erkeklerden nefret ediyorum.2. bi konu burda ickiler inanılmaz ötesinde ucuz. insan kendini kaybediyo reyonlarda. istanbulda 80 milyonluk siseler burda 20 milyon. kıyafetlerimi burda bırakıp sadece alkol götürücem.. geçen gece baya bi sarhos oldum burda... elimin tamamını boğazıma soktum ama kusamadım:)
şimdi ben biraz havuza giriyim sonra girneye inmem gerek.. geri döndüm. mutluyum. :)
şimdi ben biraz havuza giriyim sonra girneye inmem gerek.. geri döndüm. mutluyum. :)
8 Haziran 2009 Pazartesi
6.
son 6 gün yalandan özgürlüğüme.. bi kaç yıldır yanıp tutuşarak beklediğim güne yalnızca 6 gün kaldı.. evet 18 i dolduruyorum artık. hiç gelmicek gibi hissetmiştim en başta.. sonra yapılan yorumlar.. "hiç bişey değişmiyo .. herşey aynı kalıyo".. farkındayım:) 1 gece önce küçücük bi kızken yatağında hayalleriyle uyuyan.. saat 12yi geçince ne değişebilir ki....
değişim kendi ellerimde aslında.. 13 haziran gecesi saat 00:00 itibariyle birey olmanın özgürlüğünü yaşamaktan başka ne yapabilirim:)..
mtvdeki gibi my sweet 18 partimde babamın aldığı x5'in önünde cok sevinmiş gibi gözüküp brad pitt' e dansöz kıyafeti giydirip göbek attırıcak halim yok galiba..:P
büyüyoruz günden güne.. günlük tutmaya bayılırdıım küçükken.. 1998 senesindeki günlüklerime bakıyorumda.. dogum gunlerimde yazmışım..
koccamaaan kız oldum artık diye:) vay be dedim sonra ne kadar büyümüşüm baksana 7 yaşındayım.. hayatım bahçede oynadığım oyunlar,yaptığımız tiyatrolar,spice girls ve çekirdek kavgalarımızdan ibaretmiş.. küçük sorunlarımız varmış küçük bedenlerimizin taşıdığı..
İlk aşkım Çılgın Bediş "Oktay":).. sonra Burak kut.. sonra mahallemizin yiğit delikanlısı:)
aboneyim abone biletlerim cebimde.. biz büyüdükçe sertleşmiş dünya.. hala küçüğüm.. daha onyedi onyedi triplerini geride bırakıcam en azından..yaş kaygısını atlatıcam.. kendimi iyi hissetmeyi umuyorum:)
hadi bakalım son 6 gün kaldı. heyecanlı ve buruk bi şekilde 17lik son günlerimin tadını çıkarıyorum:)
değişim kendi ellerimde aslında.. 13 haziran gecesi saat 00:00 itibariyle birey olmanın özgürlüğünü yaşamaktan başka ne yapabilirim:)..
mtvdeki gibi my sweet 18 partimde babamın aldığı x5'in önünde cok sevinmiş gibi gözüküp brad pitt' e dansöz kıyafeti giydirip göbek attırıcak halim yok galiba..:P
büyüyoruz günden güne.. günlük tutmaya bayılırdıım küçükken.. 1998 senesindeki günlüklerime bakıyorumda.. dogum gunlerimde yazmışım..
koccamaaan kız oldum artık diye:) vay be dedim sonra ne kadar büyümüşüm baksana 7 yaşındayım.. hayatım bahçede oynadığım oyunlar,yaptığımız tiyatrolar,spice girls ve çekirdek kavgalarımızdan ibaretmiş.. küçük sorunlarımız varmış küçük bedenlerimizin taşıdığı..
İlk aşkım Çılgın Bediş "Oktay":).. sonra Burak kut.. sonra mahallemizin yiğit delikanlısı:)
aboneyim abone biletlerim cebimde.. biz büyüdükçe sertleşmiş dünya.. hala küçüğüm.. daha onyedi onyedi triplerini geride bırakıcam en azından..yaş kaygısını atlatıcam.. kendimi iyi hissetmeyi umuyorum:)
hadi bakalım son 6 gün kaldı. heyecanlı ve buruk bi şekilde 17lik son günlerimin tadını çıkarıyorum:)
1 Haziran 2009 Pazartesi
first day like first kiss.
bugün haziranınn ilk günüü.. dedemin dogum gunuyle açılışı yaptık ama kontrm olmadığı için arayamadım:) kafayı yeme dönemlerini yaşıyorum... okulların kapanmasına cok az kaldı ama gerekli gereksiz okul kırmaktan 3 güncüğüm kaldı kullanabileceğim. gerçi 2 kaldı evet.. baydım artık herkesteeen!! 13 gün sonra 18im doluyo. içimde garip bi his var. hicbişey değişmicek deme içinden biliyorum ama olsun en azından kafam rahat olucaaakk.... sonrada gidiyorummmmmm!!!!!!!!!!!!!!:):)
gözden çıkardım yani,yalnız ölmesem barii!!
hasta ruhluuyumm gerçekten... otur anlat aferin kızıma:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)